Türkiye Batı’ya rakip mi oluyor? Analistler Ankara’nın adımlarının NATO’yu zorladığını savunuyor
İran ve vekil güçlerine yönelik ABD ve İsrail operasyonları sürerken, bazı Batılı analistler Ankara’nın giderek daha açık biçimde ABD, NATO ve bölgesel güvenlik çıkarlarını zayıflattığını savunuyor. Bu çevrelere göre mesele, Türkiye’nin İran’la aynı ideolojik çizgide olup olmaması değil; Ankara’nın fiilen ittifakın önceliklerini nasıl baltaladığı.
Raporlara göre 9 Mart’ta Türkiye, Kıbrıs’ın işgal altındaki kesimine altı ABD yapımı F-16 savaş uçağı konuşlandırdı. Eleştirmenler, bu adımı tartışmalı bir bölgenin militarizasyonunda önemli bir tırmanma ve ABD yasalarının olası ihlali olarak niteliyor. Aynı çevreler, Kıbrıs’ın İsrail’e 300 milden daha az mesafede olduğunu hatırlatarak hamlenin İsrail’e yönelik görünür bir gözdağı taşıdığını ileri sürüyor.
Analistlere göre Ankara, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen savaş bağlamında bir ateşkes sağlanması için ön plana çıkarken, bunu öncelikle bölgesel barış için değil, zayıflayan bir İran’ın Türkiye’nin bölgesel hegemonya iddiasına hizmet etmesi için yapıyor.
Bu yorumlar, Türkiye’nin Batı ile ittifaklarını pekiştirmekten ziyade ABD ve ortaklarını provoke ettiğini iddia eden daha geniş bir eleştiriyle örtüşüyor. Ankara’nın Hamas’la ilişkileri, söz konusu değerlendirmelerin merkezinde yer alıyor.
Eleştirmenler, 2011’de Hamas’ın Türk hükümetinin davetiyle Türkiye’de varlık oluşturduğunu, Ankara’nın örgüt yetkilileriyle açık temas yürüttüğünü ve dönemin siyasi lideri İsmail Haniye ile yardımcısı Salih el-Aruri’ye vatandaşlık verdiğini iddia ediyor. Bu çevreler, Türkiye’nin finansal altyapısı üzerinden para ve malzeme akışını kolaylaştırdığını, bunun da Hamas’ı 7 Ekim saldırısını gerçekleştirmeye cesaretlendirdiğini savunuyor.
Yine aynı değerlendirmelere göre Türkiye, Hamas’a topraklarını kullanma imkânı sağlayarak örgütün saldırı planlaması, eleman devşirmesi ve bağış toplaması için bir zemin sunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Hamas’ı bir terör örgütü olarak görmediğini bugüne dek ifade etti.
Türkiye, NATO üyesi ve Avrupa Birliği’ne aday ülke konumunda. Buna karşın eleştirmenler, bir yandan Batı savunma mimarisiyle entegrasyon talep ederken diğer yandan aynı ittifakın hasımlarına imkân tanıyan başka bir NATO müttefiki bulunmadığını öne sürüyor. Ankara’nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi satın alması, bu tabloyu örnekleyen adımlar arasında sayılıyor.
Bu değerlendirmeler, Türkiye’nin Hamas’a verdiği desteğin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve ileriye dönük olarak daha da derinleşebileceğini iddia ediyor. Eleştirmenlere göre Ankara’nın izleyeceği rota, NATO içindeki tartışmaları ve bölgesel güç dengelerini belirgin biçimde etkilemeye devam edecek.
