İstanbul’da İsrail konsolosluğu yakınında çatışma: Bir saldırgan öldü, ikisi ve iki polis yaralı

İstanbul’un Levent semtinde, İsrail konsolosluğunun bulunduğu plazanın önünde öğle saatlerinde çıkan silahlı çatışmada bir saldırgan öldürüldü, iki saldırgan ve iki polis memuru yaralandı. Polis, ağır silahlarla binayı hedef alan üç kişilik ekibin saldırı girişimini engelledi.
Bölgenin sıkı şekilde korunduğu belirtilirken, saldırganların konsolosluğun yer aldığı plazayı basmaya çalıştığı, ancak binaya yaklaşmadan önce güvenlik güçleriyle çatışmaya girdiği ifade edildi. Bazı haberlerde, güvenlik kontrol noktasına yakın bölgede silah seslerinin yaklaşık 10 dakika boyunca sürdüğü, çatışma sırasında binanın önündeki çim alana bir kişinin kanlar içinde düştüğünün görüldüğü aktarıldı.
Çatışmanın sonunda üç saldırgan da etkisiz hale getirildi; biri vurularak öldürüldü, ikisi yaralandı. Saldırganların ağır silahlarla donanmış olduğu, en az iki kişinin uzun namlulu silah taşıdığı bildirildi. Olayda İsrailli diplomat veya personel zarar görmedi.
Bazı haberlerde, Hamas-İsrail savaşı sonrasında konsolosluğun 2023 civarında boşaltıldığı belirtiliyor. İki Türk polis memurunun da çatışmada yaralandığı kaydedildi. Devletin İçişleri Bakanı Mustafa Ciftci, üç saldırgandan ikisinin kardeş olduğunu ve “dini istismar eden” bir örgütle bağlantıları bulunduğunu söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattı. Başsavcılığın, kıdemli savcıları olay yerine göndererek kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağladığı bildirildi. Bu yerel şiddet olayı, bölgesel gerilimin tırmandığı bir döneme denk geliyor.
Bazı haberlerde, İran’ın bir ABD süresini hiçe sayarak Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma talebine uymadığı; bu sürenin daha önce Başkan Donald Trump tarafından konulduğu ve Trump’ın Tahran’ın altyapısını hedef alma tehdidinde bulunduğu aktarılıyor.
Yine bazı haberlerde, İsrail’in yakın zamanda İran’ın en büyük petrokimya tesisini hedef aldığı, ABD’nin ise İran topraklarında düşen bir savaş uçağı için kurtarma operasyonları başlattığı belirtiliyor. İstanbul’daki saldırının yönlendirilmiş, planlı bir eylem mi yoksa münferit bir olay mı olduğu henüz net değil.
Yetkililer soruşturmayı sürdürürken, olayın zamanlaması, Batı Asya genelinde güvenlik güçleri için tehditleri etkisiz hale getirmenin gündelik bir zorunluluk haline geldiği bir dönemi yansıtıyor.
